Çerez Politikası

Şeffaf Bülten, internet sitesinde kullanıcılarına en iyi alışveriş deneyimini sunmak için çerezler kullanmaktadır. Çerez Politikamız hakkında daha fazla bilgi için buraya tıklayın.

Sign In

MİMARCA CAM

OfficeIstanbulArchitects kurucusu mimar Kemal Serkan Demir, cam ile ilgili sorularımızı yanıtladı.

Bir yapı malzemesi olarak camın sizde çağrıştırdığı kavramlar/konseptler neler?

Yapı ve kitle kurgusunun şeffaflık-opaklık dengesi üzerinden şekillendiğini düşünüyorum. Bir mekanın konforlu ve sağlıklı bir yaşama alanına dönüşebilmesi için gün ışığının ortamı yeterince aydınlatması beklenir. Bunun için de yeterince şeffaf alanların yapı bütününde oluşturulması gerekir. Opaklık üzerine çok fazla malzemeden elbette ki bahsedilebiliriz ama şeffaflık üzerine konuşabileceğimiz yegane malzeme olarak en önde cam gelir akla. Yatayda ve düşeyde kullanımını bu yüzden her zaman çok önemsemişimdir.

Projelerinizin tasarım aşamasında, cam tercihinde hangi kriterler belirleyici oluyor (yalıtım, yansıtıcılık, renk, vb.)?

Neyi, nerede ve ne için tasarladığımızın yanı sıra camın tam da oradaki benliğiyle kullanıcısı üzerinde ne gibi bir etki, izlenim bırakmak istediğimize bağlı olarak; hangi camı, nasıl, hangi oranda ve dokuda kullanacağımız şekilleniyor. Kimi zaman derin bir yansıma ile arkasındaki ayıpları gizlemek istersiniz, kimi zaman da gerisindeki arzu ettiğiniz görseli içeri almak istersiniz…

Dünyada sizi cam kullanımıyla etkileyen bir yapıyı ansanız, hangisi olurdu?

Mies van der Rohe’nin The Farnsworth Evi (1951) zihnimde keskin bir şekilde beliriveriyor. Şikago'nun hemen dışında, güneyinde Fox Nehri bulunan 10 dönümlük tenha bir ağaçlık alan ile çevrelenmiş cam pavyon, doğa ile ilişki kurabilmenin tüm avantajlarını tek bir malzeme üzerinden büyük bir zerafetle kurgulamakta.

Camın yapı tasarımına ne gibi değerler kattığını düşünüyorsunuz?

Geçirgen yapısıyla cam, yapı işlevinin optimum oranlarda karşılanmasının yanı sıra kütle kompozisyonundaki konfor ve estetik dilin yakalanmasında istisnasız çok önemli bir rol oynamakta. Bu, bize projede var ile yok arasında tam anlamıyla keskin olmayan protest bir hat çizer. Bu durum da kimi zaman tasarımcıyı dert edindiği bazı kaygılardan kolaylıkla sıyırarak yapıya en hafif dokunuş olanağını sağlar. İçerinin dışarıyı, dışarının da içeriyi adeta çerçeve içine aldığı görsel erişimi olanaklı kılabilen, iki tarafta da dışarda olma ikilemini yaşatan, varlığıyla tamamen nötr olan ve iz bırakmayan tek malzemedir cam.

Bu değerler sizin projelerinize nasıl yansıyor, camı nasıl kullanıyorsunuz?

Yeni bir şey denemekten asla korkmuyorum, bilinenin sınırlarında kaldığımızda hayat sıkıcı olur diye düşünürüm hep. Bu yüzden bir sonraki tasarımın nasıl önüme geleceğine karşın içimde hep bir kaygı yer alır. Bu yüzden; tasarımın ortaya konulduğu coğrafyanın bütün çevresel, geleneksel, karakteristik ve iklimsel koşullarının beraberinde getirdiği rasyonel problemler ışığında kurulan bağlam ile bahsettiğim bu karşı konulmaz kaygı bir araya gelerek neyi, nasıl, nerede ve hangi oranda kullanacağımı ve nasıl sunacağımı giderek belirginleştiriyor.

Camın mimaride yaratıcı kullanımları için hayalleriniz neler?

Doğramanın kullanılmadığı, kendi omurgası üzerinde durabilen ve sürülebilen bir cam hayal ediyorum. Nötr halini derinlemesine hissedebildiğimiz bir cam…